Paylaşımda bir numara forum.
 
HomeHome  CalendarCalendar  FAQFAQ  SearchSearch  MemberlistMemberlist  UsergroupsUsergroups  RegisterRegister  Log inLog in  

Share | 
 

 Işhad (şahit tutma)

Go down 
AuthorMessage
Discoley
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 207
Rep Puanı : 311

PostSubject: Işhad (şahit tutma)   Sun May 23, 2010 6:56 pm

İŞHAD (ŞAHİT TUTMA)

Bir hakkın isbatı ve haksızlığım giderilmesi için kişinin şahit tutması.
İşhad bir hakkı isbat haksızlığı giderme münâkaşayı önleme vb. insanlar
arasındaki muamelelerde önem arzetmektedir. Hükmü çeşitli muamelelere
göre değişiklik arzeder. Hukukî muâmele veya fiillerde şahit tutmak
nikâhta olduğu gibi bazen vacip fukahanın çoğunluğuna göre alım-satımda
olduğu gibi bazen merdub fukahadan bazılarına göre caiz hediyyede
olduğu gibi bazen mekruh zulme şahit tutmada olduğu gibi bazen de
haramdır (el-Mevsuatu'l-fıkhiyye V 32). Çeşitli muamelelerde işhad'ın
hükmünü şöylece ortaya koymak mümkündür.
1. Bey' (Alış- veriş):
Hanefîler Malikîler Hanbelîler ve bazı Şafiîlere göre bey' akdinde
şahit tutmak menduptur. Bakara suresinin 282. ayetindeki"...
erkeklerinizden iki kişiyi de şahid tutun. Eğer iki erkek yoksa; razı
olduğunuz şahitlerden bir erkek iki kadın şahitlik etsin... " emrini bu
mezhepler nedb'e hamletmişlerdir. ibn Abbas Ata Cabir b. Zeyd ve Nehaî
gibi bazı alimler de bey'de işhâd'ın vâcip olduğu görüşündedirler
(el-Mevsû'atü'l-Fıkhiyye V 34).
2. Hacr:
İmam Ebû Yusuf ve imam Muhammed'e göre hacr altına alman borçlu ve
sefih'in bu durumuna şahit tutmak vaciptir. İmam. Azam ise borçlu ve
sefihin hacrına karşıdır. Borç veya maslahat sebebiyle hacr altına
alman kişiye şahit tutmak Şafiîlere ve Hanbelîlere göre müstehaptır
(el-Mevsuatu'l-fıkhiyye V 36).
3. Şuf'a:
Zayıf bir hak olan şuf'a şahit tutma ile kuvvetlenir ve sübût bulur.
Şefi' (şuf'a hakkına sahip olan) satış akdini duyar duymaz derhal
bulunduğu mecliste şuf'a talep ettiğini bildirmeli ve buna şahit
tutmalıdır. Şefi' uzak bir yerde bulunur ve şahit tutamaz ise bir vekil
tayin eder. Vekil de bulamaz ise şuf'a talep ettiğine dair bir mektup
yazar. Malın satıldığını duyan şefî' eğer şahid tutabileceği kadar bir
vakit geçirir ve şahit tutmaz ise şuf'a hakkı düşer. Şuf'a talebinde
işhad sıhhat şartı olmamakla birlikte; bu talebin müşteri tarafından
inkârı durumunda isbat vasıtası olarak kullanılır ve hak sabit olur.
şefi' şahit tutmadığında mal sahibi şefi'in şuf'a taleb ettiğini ikrar
ederse hak yine sabit olur (Zeylaî Tebyînü'l Hakâik Bulak 1315 V 242;
el-Fetâva'l-Hindiyye Bulak 1310 V 172- 173; Mecelle md. 1028 10301031
1033-1034).
4. Lakit
Bulduğu çocuğu alan kişi töhmetten kurtulabilmesi ve devlet hazinesi
(Beytul-mâl)nden nafakasını alabilmesi için çocuğun kendisinin
olmadığını ve bulduğunu isbat etmesi gerekmektedir. Bunun için en kolay
yol işhaddır. Ayrıca lakiti alan yaptığı masrafları daha sonra almak
üzere infakta bulunuyor ise masrafları alabilmesi için şahid tutması
gerekmektedir (el-Fetâva'l-Hindiyye II 286; İbn Âbidîn Reddü'l-Muhtâr
Kahire 1386-89/1966-69 IV 270).
5. Lukata
Hz. Peygamber (s.a.s) kim bir lukata bulursa iki âdil şahit tutsun
buyurmuştur (Ebû Dâvûd Lukata 9; ibn Mâce Lukata 2; Ahmed b. Hanbel
Müsned IV 162 266). İmam Azam ve bir kavlinde Şafiî'ye göre burada emir
vücûp ifâde eder ve lukatayı alanın sahibine vermek üzere aldığına dair
şahit tutması vaciptir. İşhad'ın maksadı multakit ile mal sahibi
arasındaki münakaşayı ortadan kaldırmak malı korumak ve gizlenmesini
önlemektir. Böylece lukatayı alanın sahibine vermek üzere aldığı ortaya
çıkar ve multakit gâsıp olmaktan kurtulur ve lukata emanet hükmüne
geçer. Bu durumda multakit yed-i emindir ve kusurlu olmadığı hallerde
lukatanın telefinden sorumlu değildir. Ebû Yusuf Malikîler ve
Hanbelîlere göre ise işhâd müstehaptır. İşhad'ın vücubuna hükmeden İmam
Azam'a göre işhâd lukata alınırken yapılmalıdır. Şahit tutacak
birisinin bulunmaması veya bir zâlimin alacağından korkulması durumunda
işhâd tehir edilebilir (Serahsı el-Mebsût Kahire 1324-31 XI 12; İbn
Nüceym el-Bahru'r-Raik Kahire 1333 V 123; Kâsânî Bedâyiu's-Sanâyi'
Kahire 1327-28/1910 VI 201; Aynî el-Binâye Beyrut 1400-1401 /1980-81 VI
16-17; Şevkânî Neylü'l-evtâr Kahire 1357/1983 V 339; Necib el-Mutîî
Tekmiletü'l-Mecmu Beyrut (t.y.) XV 25).
6. Vedîa
Hanefiler Şafiîler ve Mâlikîlere göre vedîa'nın kabul eden (vedî)'e
teslimi esnasında şahit tutmak güvenilirliği temin ettiğinden dolayı
müstehaptır. Vedîanın bekasına engel bir özür ortaya çıktığında ise
şahit tutmak vaciptir (el-Mevsuatü'l-fıkhiyye V 37-39)
7. Hibe
Hibe ilan ve işhad ile tamamlanır. Ancak işhad şart olmayıp ölümden
sonra vârislerin veya büluğa eren çocuğun inkârından sakınmak için
ihtiyâten bulunması faydalıdır (Serahsı a.g.e XII 61).
8. Nikâh
Hanefî Şafiî ve Hanbelî mezheblerine göre nikâh esnasında iki şahitin
bulunması akdin sıhhat şartıdır. İki tarafın da müslüman olduğu evlenme
akdinde şahitler müslüman olmalıdır. İmam Azam ve Ebû Yusuf'a göre
taraflar veya sadece kadın Ehl-i kitaptan olursa şahitler Ehl-i
kitaptan olabilir. İmam Şafiî Züfer ve İmam Muhammed'e göre ise kocanın
müslüman olması halinde iki zimmînin şehadeti ile nikâh caiz değildir.
Hanefîler bir erkek iki kadının şehadetini geçerli saymaktadırlar.
Şahit tutulmaksızın gizlice yapılan nikâh akdi caiz değildir. Şahitler
huzurunda gerçekleştirilen nikâh akdini şahitlerin gizlemesi istenmesi
halinde İmam Malik'e göre bu gizli nikâhtır ve feshedilir. Ebû Hanîfe
ve Şafiî'ye göre ise bu evlilik gizli yapılmış sayılmaz (İbn Rüşd
Bidâyetü'l-müctehid İstanbul 1985 II 14-15; Kâsânî a.g.e. II 253-254;
İbnü'l-Hümâm Fethu'l-Kadîr Kahire 1319 III 110-116).
9. Talak
Talak suresinin ikinci ayetinde "eğer tutar veya ayrılırsanız iki âdil
şahit tutun" ibaresini fukahanın çoğunluğu nedb'e hamletmiş ve talakta
işhâdın mendub olduğu görüşünü savunmuşlardır. Zahirîlerden İbn Hazm
talakta işhâdın vâcip olduğunu İmamiyye Şîası ise talakın rüknü ve
sıhhat şartı olarak kabul etmişlerdir (Mevsûatü'l-Fıkhi'l-İslâmî XII
235-239).
10. Ric'at
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları ya güzelce tutun
veya onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adaletli kimseyi şâhit
tutun (et-Talâk 65/2) şeklindeki ayet dönüp tutmayı tercih ettiğinizde
ric'ate (döndüğünüze) ayrılmayı tercih ettiğinizde de firkat'e
(ayrılığa) şâhid tutun buyurmakta müslümanlardan adaletli doğruyu
söyleyen iki erkek şahit bulundurmayı istemektedir. Hanefiler buradaki
emri nedb'e hamletmişlerdir. Çünkü karısına dönmek isteyen herhangi bir
kabule ihtiyaç olmaksızın dönebilir. Zira bu evliliğe devam etmektir
(Elmalılı Hak Dini VII 5059-5060).
11. Vasiyyet
Vasiyyet eden vasiyetini şahit tutarak yazmış ve yazdığını şahitlere
okumuş ise bu vasiyyetin geçerliği olduğu konusunda fukahânın ittifakı
vardır. Ancak vasiyet eden vasiyeti'nin muhtevasını şahitlere
bildirmeden şahit tutmuş ise böyle bir vasiyyetin geçerli olup olmadığı
konusunda ihtilaf vardır.
Vasiyyet eden yazdığını göstermeden kapalı olarak "Bu benim
vasiyyetimdir ve şunun içinde yazılı olanlara şahit olun" derse
Hanefiler Hanbelîler ve Şafiîlerin çoğunluğuna göre bu vasiyyet geçerli
değildir.
Malikîlere göre ise böyle bir işhad sahihtir ve vasiyyet geçerlidir.
Bir rivayete göre Ebû Yusuf da bu görüştedir (el-Mevsûatü'l-fıkhiyye V
45-46).
12. İnfak
Şafiîlere göre nafakasıyla mükellef olan veya olmayan bir kişi birisine
daha sonra almak üzere infakta bulunursa sarfettiklerini alabilmesi
için şahit tutması gerekir. Bu hâkimden veya nafaka ile mükellef
olandan izin alma imkanı bulunmaması hâli için geçerlidir. Bir rivâyete
göre Ahmed b. Hanbel de bu görüştedir. Mâlikîlere göre infâk edenin
infak ettiğini almak üzere sarfettiğine yemin etmesi yeterlidir.
Hanefilere göre vakıf görevlisi harcadığını almak niyetiyle
sarfettiklerine şahid tutmalıdır. Buna benzer konular da bu hükme
tabidir (el-Mevsûatü'l-fıkhiyye V 47-48).
13. Küçüğe İnfak
Küçüğün malı varsa nafakası bu malından karşılanır. Aksi halde şer'an
nafaka ile mükellef olan karşılar ve bu durumda işhad'a gerek yoktur.
Küçüğün malı olduğu halde veli vasî veya nafakasıyla mükellef olmayan
birisi kendi mallarından küçük için harcadıklarını daha sonra almak
üzere sarfetmişler ise şahit tutmaları gerekir (el-Mevsûatu'l-Fıkhiyye
V 47).
14. Cenaze Masrafları
Hanefi ve Şafiîlere göre cenazenin techiz ve tekfîniyle mükellef
olmayan bir kişi misline göre yapmış olduğu masrafları almak üzere
cenaze sahibine müracaata niyet etmiş ve şahit tutmuş ise bu masrafları
alabilir. Ancak Şafiîler hâkimden izin almak imkanı bulunmaması veya
ölünün malının kayıp bulunması veya techizle mükellef olanın bundan
imtina etmesi halinde işhada başvurulacağı görüşündedirler
(el-Mevsuatu'l-fıkhiyye V 32).
15. Yıkılmaya Yüz Tutmuş Duvar
Yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar devrilir ve telef veya hasara yol açarsa
Hanefîlere göre duvar sahibi daha önceden uyarılmış bunun izâlesi
istenmiş ve buna şahit tutulmuş ise zararın tazmini söz konusu olur.
Ölüm halinde tazmin duvar sahibinin âkılesine gerekir. Burada işhad
duvar sahibinin inkârı durumunda isbat için kullanılır. Duvar sahibinin
itirafı halinde ise işhada gerek yoktur. Yıkılmaya yüz tutan duvar bir
eve doğru meyletmiş ise ev sahibi veya sâkini meyil yola ise oradan
geçme hakkı olan herkesi ikaz edip şahit tutabilir (Zühaylî
el-Fıkhu'l-İslâmi Dımaşk 1405/1985 VI 382-384).
16. Vakıf Arazi
Vakfa bakmakla görevli olan kişi vakıf arazi üzerinde kendi malıyla bir
bina yapar veya ziraat yaparsa ve buna da şahit tutarsa; Hanefîlere
göre bina ve mahsul görevlinin mülküdür. Şahit tutulmadığında bina ve
mahsul vakfa tabidir. Ancak işhad işden önce yapılmış olmalıdır.
Şafiîler vakfedenin ve görevlinin vakıf arazi üzerinde kendisi için bir
tasarrufta bulunamayacağı görüşündedirler (Şirbînî Muğni'l-Muhtâc
Kahire 1377/1958 llz 378 403; el-Mevsûatu'l-Fıkhiyye V 42).
17. Büluğa Eren Küçüğe Malını Verirken İşhâd
Şafiîlerde sahih olan görüşe göre büluğa ermiş olan küçüğe malı teslim
edilirken şahit tutulması vaciptir. imam Mâlik de aynı görüştedir.
Hanefî ve Hanbelîlere göre ise müstehaptır (el-Mevsûatü'l-fıkhi"e V 36).
18. Borç ödemek üzere Vekalet Verdiği Şahıstan Müvekkilin Şahit Tutmasını İstemesi
Müvekkil borcunu ödemesi için tayin ettiği vekilden borcu öderken şahit
tutmasını ister ve vekil işhadı terkederse alacaklının inkarı durumunda
vekilin borcu ödeyeceğinde fukahanın ittifakı vardır (el-Mevsûatu'l
fıkhiyye V 37).
19. Kadî'nın Kâdî'ya Mektubu
Bir kimsenin kendisi bulunmayan bir şahıs aleyhine bir şehrin
mahkemesinde dava açması durumunda; o şehir kadısı açıları dava ve
getirilen şahitleri dinleyip şahitlerin şahadetlerinin makbul olduğunu
tesbit ettikten sonra bunu açıklamak üzere o şahsın bulunduğu şehrin
kadısına bir mektup göndererek mektuba göre hükmetmesini ister. Mektubu
içinde olanları bilmeleri için şahitlere okumak sonra mühürleyip
kendilerine teslim etmek kadının vazifesidir. Kendisine mektup yazıları
kadı iki erkek veya bir erkek iki kadının şahitliği olmaksızın mektubu
kabul etmez. Önce mührüne bakar. Şahitlerin "Bu mektup falan kadıya
aittir hüküm meclisinde okuyarak mühürleyip bize teslim etti" diye
şehadetlerini bildirmelerinden sonra mektubu açar hasım (davalı)a okur
ve içindeki ile onu ilzâm eder (Meydânî el-Lübâb Beyrut 1399/1979 IV
84-86; Damad Mecmau'l-Enhur İstanbul 1328 II 164-167).

_________________
Back to top Go down
View user profile http://colly.graphforum.com
 
Işhad (şahit tutma)
Back to top 
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
Tatlı Forum :: Din ve İslam Forumları :: Dini Bilgiler-
Jump to: